Pazartesi

çalın davulları


yer selanik; bir nevi cevap yalnızca diyarbakır'daki gösterilerde bulunduğu için "katli vacip" addedilip, polis cinayetine kurban giden yaylım ateşine tutulan fidana, cana. zaman farklı, yer farklı, hikaye aynı.

geçen sene bu zamanlar yine polis kurşunuyla can veren alexis grigoropoulos'un ardından bir halk uyanmıştı. uzun müddet süren isyanda, insanlar artık polisin ve devletin yalanlarına inanmayacaklarını haykırdılar. bir dario fo piyesi havasında yaşatılan hayatları elbirliği, dilbirliği, güçbirliği ile reddettiler. çürük sistemin her geçen gün kendini ve çevresini, dişlilerini daha da çürüten "ilerlemesine" dur dediler. 4 senede bir yapılan insanların "özgür irade"lerini yansıttıkları, demokrasi adı altında boyunduruk kuran "seçim"leri protesto ettiler. sokaktan ses geldi. ve aynı ses, yıldönümünde tekrar yükseldi:
tüm politik partilerden ve hiyerarşiden uzak
yüz yüze
doğrudan demokrasi ile
doğrudan eylem yürüyüşü
pazar günü selanik'te "işgal edilmiş tiyatro okulu" tarafından gerçekleştirildi.

bize de bir selanik türküsü okumak düştü:
aman ölüm zalim ölüm
üç gün ara ver
al başımdan bu sevdayı
götür yare ver..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder