Pazar

serim düğüm

Bir garip dünyada yaşıyoruz. Bir GSM operatörü bizlere "özgürlük" vaadederken, "daha çok mutluluk için daha çok alışveriş" reçetesi öneren cicili bicili reklamlarla karşılaşabiliyoruz. Ya da bazı görüşler, sazda sözde değil de markalarda kendini anlatmaya çalışıyor. Onu giysem bucuyum, bunu giysem şucuyum, hele izm'ler yok mu... Che, donda rozette kaybolmuş, içi boşalmış, bazıları ise tümden unutulmuş, yassahlanmış.

Rakamsal olmayan ifadeler de anlam ifade etmiyor. Fiyat, tarih, yaş ve daha bir sürüsü: Sayılar çöplüğü! Paha ile değer karışmış, mana yitmiş, anlam başkalaşmış.

"İnsan" değil de, kafa kol ayak olmuşuz. Birileri başta, birileri ayakta. Yürek?

Oysa özgürlük sokakta, mutluluk özgürlükte, hep bir ağızdan türkü söylemede, adalet taleplerinde. Tam da bu yüzden, amatör, karınca, kararınca, küçücük, fıçıcık, içi dolu turşucuk bir derleme yapma niyeti oluştu. Sağdan soldan yükselen sesler, gazete köşelerinde, kaldırım taşlarında yitmesin, damlaya damlaya göl olsun, birlik olsun, kardeşlik olsun, aşk olsun diye burada birikmeye çalışacak. İşte bu nedenle, sarı kuru yaprak, hışırtılı adımlar, hafif ürpertiler, dama damlayan yağmurlar mevsiminde, her şey süpürülürken süpürülemeyen sonbaharda, miskin bir günde koyuluyoruz yola.

Evet, hepimiz için aşk olsun.

Umut olsun.

Gelin canlar bir olalım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder